TÜRK MEDENİ KANUNUNUN VELAYET, VESAYET VE MİRAS HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA DAİR TÜZÜK (MÜLGA)
Bakanlar Kurulu Karar Tarihi - No: 24/07/1965 - 6/5100
Dayandığı Kanun Tarihi - No: 17/02/1926 - 743
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No: 16/09/1965 - 12102
21/07/2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren "Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük"ün 58 inci maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
BİRİNCİ KISIM : TÜZÜĞÜN KAPSAMI
KAPSAM
Madde 1 - Türk Medeni Kanununun velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanması bu Tüzük hükümlerine göre yapılır.
İKİNCİ KISIM : VELAYET
I - ANA VE BABA VAZİFELERİNİ YAPMADIKLARI VEYA YAPAMADIKLARI TAKDİRDE ALINACAK TEDBİRLER
Madde 2 - Medeni Kanunun 273 üncü Maddesinin uygulanması gerekir ve tedbir olarak çocuğun ana ve babadan alınmasına karar verilirse veya 274 üncü Maddesi gereğince ana ve babanın her ikisinin velayet hakkı nezolunursa, mahkeme 6972 sayılı Korunmaya Muhtaç Çocuklar hakkındaki Kanun ile 25 Nisan 1963 ve 225 sayılı kanunda mevcut imkanlardan faydalanır.
6972 sayılı kanunun öngördüğü müesseselerin mevcut olmaması halinde hakim, diğer imkanlardan faydalanır ve özellikle 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 161 inci Maddesiyle 1580 sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin ilgili hükümlerine istinaden çocuk hakkında gerekli tedbirleri alır.
II - VELAYETİN NEZ’İ HALİNDE HABER VERME
Madde 3 - Medeni Kanunun 274 üncü Maddesi gereğince ana ve babanın her ikisinden de velayet hakkı nezolunursa yahut ana ve babadan birinin velayet hakkının nez’i çocuğun vesayet altına alınmasını icabettiriyorsa, asliye mahkemesi, hükmün kesinleşmesi üzerine, çocuğa vasi tayini için keyfiyeti sulh hakimine haber verir.
III - EVLİLİĞİ SONA EREN ANA VE BABANIN ÇOCUĞUN MALLARINI HAKİME BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Madde 4 - Evliliğin sona ermesi halinde, velayet hakkını kullanma yetkisine sahip bulunan ana veya baba, sona erme tarihinden itibaren dört ay içinde, Medeni Kanunun 279 uncu Maddesi gereğince küçüğün mevcudu ile alacak ve borçlarını bir deftere ayrı ayrı yazarak sulh hakimine bildirmeğe mecburdur.
Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru ve evliliğin mahkeme hükmü ile sona ermesi halinde hükmü veren asliye mahkemesi, hüküm kesinleştiğinde, keyfiyeti, hayatta kalan veya velayet hakkını kullanma yetkisi kendisine tevdi olunan ana veya babanın ikametgahı sulh hakimine derhal haber verir.
Keyfiyeti bu suretle haber alan sulh hakimi, birinci fıkrada gösterilen yükümlülüğün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, Medeni Kanunun 285 inci Maddesine göre gerekli işlemi yapar.
IV - VELAYETİN SONA ERMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEM
Madde 5 - Ana ve babanın velayeti, çocuğun reşit olmasından dolayı son bulmuşsa, reşit olan çocuğun talebi halinde ana ve baba tarafından bir hesap cetveli de verilmek suretiyle malları kendisine teslim edilir.
Velayet, vasi tayini sebebiyle sona ermiş ise, ana ve baba, velayeti haiz oldukları zamana ait hesap cetveli ile birlikte çocuğun mallarını vasiye teslim ederler.
Evliliğin sona ermesi sebebiyle ana ve babadan birinin velayeti altında kalan çocuk reşit olduğunda veya kendisine vasi tayin edilmesinden dolayı velayet sona erdiğinde, çocuğa ait mallar, 4 üncü Madde gereğince verilen deftere göre, veli tarafından reşit olan kimseye veya vasiye teslim ve eksiklikler tespit olunur. Hakim tarafından lüzum gösterilen hallerde vasi, veli aleyhine dava açar.
ÜÇÜNCÜ KISIM : VESAYET
BİRİNCİ BÖLÜM : HABER VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
I - ÖLÜM HALİNDE NÜFUS MEMURU TARAFINDAN
Madde 6 - Medeni Kanunun 354 üncü Maddesine göre, adliye ve idare memurlarının resmi muameleler dolayısiyle öğrendikleri vesayeti gerektiren halleri bildirmek hususundaki kanuni yükümlülükleri baki kalmak üzere, velayet altında bulunmayan bir küçüğün mevcudiyetini haber verme yükümlülüğü nüfus memuru tarafından aşağıdaki şekilde yerine getirilir:
1 - Ölüm haberini alan nüfus memuru, nüfus kütüğünde vesayet altına alınması icap eden bir kimsenin mevcut olduğunu görürse, keyfiyeti, ölenin aile künyesi ile beraber derhal sulh hakimine haber verir.
2 - Ölen başka yerde nüfusa kayıtlı ise nüfus memuru, ölenin kayıtlı bulunduğu nüfus dairesini haberdar eder. Bu halde birinci bentdeki hakime haber verme işini, bu bilgiyi alan nüfus memuru yapar.
II - AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI SEBEBİYLE HACRİ GEREKTİREN HALLERDE
Madde 7 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle, işlerini görmekten aciz olmak veya daimi muavenet ve tekayyüde muhtaç bulunmak yahut başkasının emniyetini tehdit etmek gibi bir kimsenin hacri müstelzim hallerini resmi işleri dolayısiyle öğrenen adliye ve idare memurları, belediye başkanları, ihtiyar meclisleri ve sağlık müesseseleri durumu hemen bu kimsenin ikametgahının bulunduğu yer sulh hakimine haber vermeğe mecburdur.
Birinci fıkradaki sebeplerle bir kimsenin hacredilmesi sonucu olarak başkalarının da vesayet altına alınması lazım gelirse, sulh hakimi, aynı zamanda bu hususa da karar verir.
III - BOŞANMA KARARININ ÇOCUKLARIN DURUMU HAKKINDA TAMAMLANMASI VEYA DEĞİŞTİRİLMESİ HALİNDE
Madde 8 - Medeni Kanunun 149 uncu Maddesinin mahkemece uygulanması icabettiği hallerde, asliye mahkemesi, çocuğa vasi tayini gerektiğine de karar verirse, hüküm kesinleşince, vasi tayin etmesini sulh mahkemesine bildirir.
IV - HÜKÜMLÜLÜK HALİNDE
Madde 9 - Bir sene veya daha ziyade hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkum olanlar hakkında Medeni Kanunun 357 nci Maddesi uygulanmak üzere Cumhuriyet Savcıları, hükümlünün cezasını görmeğe başladığını ikametgahı sulh hakimine hemen bildirmeğe mecburdur.
V - NESEBİ SAHİH OLMIYAN BİR ÇOCUĞUN DOĞUMU HALİNDE
Madde 10 - Nesebi sahih olmıyan bir çocuğun doğduğunu haber alan nüfus memuru ve doğum vukuatını ilgili mercilere kanunen bildirmekle yükümlü bulunan kimseler, durumu, Medeni Kanunun 298 inci Maddesi gereğince işlem yapması için, sulh hakimine haber verirler.
İKİNCİ BÖLÜM : VASİ TAYİNİ
I - DEFTERE KAYIT
Madde 11 - Yukarıki Maddelerde yazılı şekilde mahkemeye yapılan müracaat ve haber vermeler, mahkemenin esas defterine hemen kaydolunur ve ilgili şahıs isterse, kayıt numarası mahkemeye ait bir kağıda yazılarak kendisine verilir. Bu hususta verilen kararın numara ve tarihi de esas defterine işlenir.
II - 6972 SAYILI KANUNUN UYGULANMASI HALİNDE
1 - VASİ TAYİN EDİLECEK KİMSELER
Madde 12 - 6972 sayılı Korunmaya Muhtaç Çocuklar hakkındaki Kanun ile 25 Nisan 1964 gün ve 225 sayılı Kanun gereğince sulh hakimi, çocuğa belli bir şahıs tarafından bakılmasına veya çocuğun bir aileye
verilmesine yahut bir müesseseye konulmasına karar verirse, hakim, aldığı tedbire göre, çocuğu verdiği şahsı, ailenin içinde uygun gördüğü kimseyi, müessesenin müdürünü - vasilik niteliğini haiz bulundukları
takdirde - tercihan vasi tayin eder. Bu çocuklardan bir şahsa veya aileye tevdi edilenlerin çocuk yuvası veya yetiştirme yurtlarından birine yerleştirilmesine karar verilmesi yahut çocuk yuvasına verilenlerin
yetiştirme yurduna devrolunması halinde hakim, eski vasinin görevine son vererek yeni müessese müdürünü vasi tayin edebilir. Çocuğun, çocuk yuvasından yetiştirme yurduna devredildiği, çocuk yuvası
müdürü tarafından derhal sulh hakimine haber verir.
Hakim, yetiştirme yurtlarında ilk öğretimini bitirerek 6972 sayılı Kanunun 15 inci Maddesinde zikredilen müessese ve şahıslara verilen çocuklara, Medeni Kanun hükümlerine göre uygun göreceği diğer bir
kimseyi vasi tayin eder.
Reşit olmayan çocuğun yetiştirme yurdundaki öğretiminin sona erdiği, yurt müdürü tarafından derhal sulh hakimine haber verilir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca müessese müdürünün vasi tayin edilmesi halinde, müdürün vesayet görevi Medeni Kanunun 389 uncu Maddesi gereğince çocuğun infak ve terbiyesine itinaya inhisar eder. Küçüğün
mallarının idaresi görevi, müessese müdürüne, ancak bu şahsın muvafakati ile verilebilir. Müesseseye konulan çocuğun malları varsa ve müessese müdürü malları idare görevini kabul etmezse, bu malları idare
etmek üzere Medeni Kanunun 363 üncü Maddesi uyarınca başka bir veya birkaç vasi daha tayin olunur.
2 - HAKİMİN NEZARETİ
Madde 13 - Yukarıki Maddede gösterilen müesseselerin müdürleri de, vesayet görevini ifa ederken bütün vasiler gibi sulh hakiminin nezaretine tabidirler.
III - DİĞER KANUNLARDAKİ TEDBİRLER
Madde 14 - Vesayet altında bulunan çocuk, şirretliği hasebiyle emirlere karşı gelir ve hakkında tedbir alınması icabederse, 6972 ve 225 sayılı kanunların öngördüğü müesseselerin mevcut olmaması halinde, sulh hakimi, diğer imkanlardan faydalanır ve özellikle 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 161 inci Maddesiyle 1580 sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin ilgili hükümlerine istinaden çocuk hakkında gerekli tedbirleri alır.
IV - VASİLİĞE İSTEKLİ OLANLARIN ÖNCEDEN TESBİTİ
Madde 15 - Sulh hakimi, mahkemenin yargı çevresinde bulunan ve vesayet görevine istekli olan kimseleri bildirebilecek hayır müesseseleri ile benzeri müesseselere baş vurarak ilerde vasi tayininde nazara alınmak üzere isteklileri tesbit eder.
Hakim, lüzum gördüğü hallerde, çocuğun hangi çocuk yuvasına bırakılabileceği hakkında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığından bilgi de alır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder